giresunguncel @ gmail.com

Aba zıpka başlık,
Beş para harçlık
Ağa dayı beni de yaz özdeyişi ile;
Kimi ekmeğine yağ sürer, kimi savaş
Kimin kanına batırır lokmasını
Kimin karnını doyurur
Yoksulun yakılmış harmanı…

 A benim aslan yarim
Dillere destan yarim
Dağları düşman tutmuş
Mavzere yaslan yarim

Mani ve türküleri  ile binlerce Giresunlu gönüllü alaylarına yazılır.
Giresun gönüllülerinden kurulan müfrezeler Osman Ağa’nın alay komutanlığı yaptığı ile Binbaşı H. Avni Bey’in alay komutanlığı yaptığı iki gönüllü alayı, Sakar Muharebelerine katılmadan önceki dönemde, Giresun merkez olmak üzere batıda Sinop, doğuda Trabzon arasındaki sahil şeridi ve dağlarda Rum Pontus çetelerine son derece sert ve değişik metotlar uygulayarak kök söktürürler. Ya tamamen yok edildiler ya da tamamen dağıtıldılar.
19 Ekim 1922 Vakit Gazetesi yazarı Ahmet Emin Yalman, Karadeniz Sahil Gönüllüleri Kumandanı Osman Ağa ile yaptığı mülakat; ‘Babam varlıklı olduğundan beni askere göndermemek için bedelli asker olmamı istemiş, lüzumlu parayı da yatırmış. Duyunca çok üzüldüm. Dinlemedim. Gönüllü bir müfreze kurup İstanbul’a gittik. Çatalca önünde Bulgarlarla çarpışırken diz kapağım parçalandı. O günden beri aksağım. Rum, Pontuslu, Yunandı derken geçen sene(1921) Koçgiri Kürt isyanı çıktı.
Giresun gönüllüleri ile isyanı iki ayda bastırdık. Kışın Karahisar Dağlarında karın derinliği üç metreyi buluyordu. Refahiye’de 2300 mevcutlu İsyancılarla çatışmaya girdik. Onun arkasından Tunceli Ovacık’ta bir kürt isyanı daha başladı. Bunların üzerine de yürüdük. Bizim geldiğimizi haber alınca derhal vaziyeti önlediler. Koçgiri isyanındakilerin başına gelenlerden kurtulmak için çareyi isyan ettikleri hükümete, Erzincan’daki yönetime sığınmakta buldular.
Kafkas Cephesinde kahramanca savaşan Giresun Alayı Komutanı Hüseyin Avni Bey ve neferleri, bütün imkansızlıklara rağmen, çok büyük başarılar elde eden H. Avni Bey bu başarılarını otobiyografisinde şöyle anlatıyor; “9 Ocak 1915’te Çatak(22), Nurşin(23) arasındaki sırtta Ruslara karşı övgüye değer muharebeler yaptım. Kumandanım 30’uncu Fırka Kumandan Vekili Yarbay Tevfik Bey idi.
1 Mayıs 1915’ten 14 Ocak 1916 tarihine kadar Ergenis mıntıkasında Ruslarla pek şiddetli muharebeler yaptım. 24 Mayıs 1915 tarihinde Ergenis Köyü’nde olan şiddetli bir Rus taarruzunu püskürtüm.
1 Mayıs 1915’ten 14 Ocak 1916 tarihine kadar Ergenis mıntıkasında Ruslarla pek şiddetli muharebeler yaptım. 24 Mayıs 1915 tarihinde Ergenis Köyü’ne olan bir Rus taarruzunu defettim.
10 Temmuz 1915’te Ruslar Kolik, İncat, Ergenis tepelerine şedit taarruz icra ederken Kolik sırtından diğerlerinde Rus taarruzunu def ettimse de mateessüf Kolik sırtları Ruslar tarafından işgal edildi. İki gün sonra mukabil taarruzlarla Kolik sırtını yine zapt ettim. Bu müsademelerde bin kadar zayiat verdim. İki mitralyöz ile hayvanlarını ele geçirdim.
31 Ocak 1916 Ruslarla şiddetli muharebeler yaptım. Ruslara 1500 zayiat verdirdim. Kumandanım Çoruh Müfrezesi Kumandanı Halit Bey idi.

Erzurum’um düşüşü ve Bayburt Savunması

Erzurum 10 Şubat 1916 günü Ruslar tarafından işgal edildi. Bunun üzerine 3. Ordu Kumandanı Mahmut Kamil Paşa görevinden alındı ve yerine Çanakkala Savaşları’nın başarılı kumandanlarından Vehip Paşa getirildi. Vehip Paşa, Tercan’ın batısından Bayburt’un doğusu ve Trabzon’un batısı hattına kadar ilerlemiş olan Rus birliklerini durdurmak için planlar yapar ve bütün imkanları seferber eder. Elindeki kuvvet 130 bin asker ve 200 toptan ibarettir. Rusların ise 200 binin üzerinde piyade askeri ve 400 civarında topu mevcuttur.
Düşmanın ilk hedefi Bayburt’u ele geçirmek ve buradan sahildeki birlikleriyle bağlantıyı sağlamaktadır. Vehip Paşa ise Bayburt’u savunma ve düşman planlarını bozmak için 5. Kolordu Kumandanı Fevzi Paşa ile işbirliği yaptı.
Düşman taarruzlarına şiddetle karşı konuldu. Yer yer karşı taarruzlara geçildi, çok kan döküldü.