info @ giresunguncel.com.tr

Bazı olaylar yaşamımızı çok zorlaştırır. Omuzlarımıza taşıyabileceğimizden fazla yük yükler. Ülkeler viran olur,hayatlar söner. Çocuklar yetim, anneler boynu bükük kalır. Çoğu zaman nasıl başladığını çok anlamlandıramadığımız bu felaketlerin başında gelir savaşlar.
En zoru da savaşta kadın olmaktır. Kendini koruyamayan kadın, aynı zamanda ailesini, çocuklarını,evini korumak zorunda olmanın yükünü hisseder omuzlarında. Çünkü kadın annedir aynı zamanda. Hayat zaten tüm zorluklarıyla yük olup oturmuştur omuzlarına. Bir de savaşın vahşeti ve yıkımı eklenir bu zorluklara. Beraberinde yaşadığı vatanını terk etmek zorunda kalmak, tamamen zorlaştırır yaşanan hayatı.
Anne olmak fedakarlıklarla dolu bir hayat yaşamak demektir. Çocuklarla birlikte yaşanan savaş ve göç, kendini düşünmekten alır kadını. Öncelikle çocukları için, onların iyi ve güvende olmaları için, dilini, kültürünü bilmediği, bir ülkeye adeta hicret etmek zorunda kalır.
Her savaşın ve göçün ardında çok acıklı hikayeler vardır. Yaşayan için acıklı, dinleyen için ibret verici hikayeler. Kimse bile isteye, güle oynaya bırakmaz vatanını. Ancak canı, namusu, evlatları tehlikeye düşünce, gözü hiçbir şey görmez. Hiçbir mültecinin hikayesini dinleme imkanınız oldu mu bilmiyorum. Neler yaşadıklarını, hangi şartlarda ülkelerini terk ettiklerini anlatırken onları hayretle ve kederle dinleriz. Ve cennet gibi bir vatanda yaşadığımız için Rabbimize binlerce kez şükrederiz.
Bu gün sekiz mart dünya kadınlar günü. Diyanet İşleri Başkanlığı, her yıl önemli günler için bir tema belirliyor. Bu yıl sekiz mart teması, savaş , göç ve kadın.
Bu üç kavram,yan yana gelmemesi gereken kavramlardır. Kadın naifliği, nezaketi, merhameti temsil eder. Savaş kırıp dökmeyi, yok etmeyi ifade eder. Savaşın yakıp yıktıklarını kadın merhametiyle onarmaya çalışır. Savaş yetim bırakır ana kuzularını. Ayırır çocukları annelerinden, babalarından. Viraneye çevirir ülkeleri. Işıksız bırakır şehirleri. Karanlıklar içinde insanlık yolunu bulamaz olur. Savaşın soğuk yüzü, bir annenin kucağında, bir kadının merhametinde sımsıcak oluverir.
Her şeyini kaybetse de kadın, merhametini, rahmetini korur canı pahasına. Sahip çıkması gereken emanetler ayakta dimdik durmasına yardım eder. Göçmek, hayatın geri kalanını yad ellerde geçirmek varsa kaderde buna da katlanır kadın. Çocukları sağ olsun yeter ona.
Gazzede kadınlar var. Açlıktan ağlayan bebeğine mama bulamadıkça kahrolan kadınlar. Kendi hayatlarını hiçe sayarak zalimin tankının önüne kendisini siper eden kadınlar var. Doğu Türkistan’da kimlikleri unutturulmaya çalışılan kadınlar var. Sevdiklerinin cenazelerini kucaklayan kadınlar var. Daha kokusuna doyamadığı evladını toprağa veren kadınlar var. Irzı, namusu tehlikede olan kadınlar var. Biz yine de kadınlar gününü kutlayacağız. Kadınların öldürüldüğü, namuslarının kirletildiği, hiçbir insanın hak etmediği muamelelere maruz bırakıldığı bir dünyada sekiz mart dünya kadınlar günü kutlu olsun demek gelmiyor insanın içinden.
Kadınların güldüğü ve güldürdüğü bir dünyada buluşmak dileğiyle.
Hayırlı cumalar dostlar.