giresunguncel @ gmail.com

Üç Giresunlu esir sabah saatlerinde köy dışında seri olarak silahları ile ateş açıyor. Köy sakinleri geliyor, soruyorlar; “Bu gece neden seri olarak ateş açtınız?” diye. Şöyle cevap veriyorlar; “Bolşevik askerleri geldi,  onları püskürttük, köyünüzü ihtilalcilerden kurtardık.”
Bu cevap üzerine çiftlik ağası ve köy sakinleri, 3 Giresunlu esire yüklü miktarda para veriyorlar. Bu durum böyle devam ediyor. 3 Giresunlu arkadaş her gece ihtilalcilerden köyünüzü koruyoruz diyerek bir durum değerlendirmesi yapıyorlar. Para sıkıntıları yok ve köyden kaçmayı planlıyorlar.
Daha önceleri köy ağası ve köylüler Hacı Hafız Halil’e, ‘Seni buradan evlendirelim, geçimini sağlamak için arazi verelim.’ Teklifinde bulunmuş. Hacı Hafız bu teklifi kabul etmemişti. Kendisi, babası Tiryakioğlu Hacı Mehmet ile 16 yaşında Hacca giderek Hacı olmuştu. O dönemin eğitim durumuna göre de eğitim ve öğretimini İstanbul İstanbul Fatih’te almış ve 1. Dünya Savaşı’nın çıkmasıyla babasının çağrısı üzerine Bulancak’a dönmüştü.
Hacı Hafız, Giresunlu kader arkadaşlarına; ‘Kaçalım fakat Batum’a ulaşmalıyız. Ancak Batum’a ulaşabilirsek memlekete gidebiliriz. Kara yolu ile gitmeye kalkarsak yoldaki Ermeni köylerinde çetelere rastlarsak öldürülmemiz kaçınılmazdır. Paramız da var. Bu para ile Batum’da kayık satın alır deniz yoluyla Giresun’a ulaşabiliriz.’ diye konuşuyor.
Üç Giresunlu arkadaş kaçma planı uygulayarak bir gece saatinde yola koyuluyorlar. 25 gün sonra şehirlerinden uzak dağlık arazilerden yollarına devam eden Giresunlular hedefledikleri Batum’a bir akşamüzeri ulaşıyorlar. Batum’da ilk işleri berbere gitmek oluyor. Berber dikkatli bir şekilde Hacı Hafız Halil’e bakıyor, o berber Kaf Dağı’nda Hacı Hafız Halil’in yanında savaşırken vurularak yaralanan Ali Onbaşı’nın ta kendisidir. Tedavi olmuş ve esir olarak kaldığı Batum’da berberlik yapmaktadır. Ali Onbaşı; “Sen Hacı Hafız Halil değil misin?” diye soruyor. Evet cevabını alınca onları dinliyor. Batum’da onları Trabzonlularla tanıştırıyor. Trabzonlular kaçacak mısınız diye soruyorlar. Onlar da evet kaçacağız cevabını veriyorlar. Gece saatlerinde Batum limanının yakınlarında bir bölgeyi gösterip; ‘Burada buluşacağız. Biz kayığı ve kürekleri hazırlayalım.’ diyorlar.
Gece yarısı Berber Ali Onbaşı ve Trabzonluları yolcu ediyor. Trabzon’dan Giresun’a gelen Halil ve arkadaşları evlerine gitmek üzere ayrılıyorlar. Hacı Hafız Halil’in akıbetini üç yıldır bilmeyen ailesi, onu karşılarında gördüklerinde çok şaşırıyorlar.
Hacı Hafız Halil’in esirlik dönemi bitmiş ve memleketi Bulancak’a ulaştıktan sonra, Giresun’un Boztekke Köyü’ndeki o dönemin tanınmış alimlerinden Kirazoğlu Hasan Efendi’nin yanına gidiyor. Hasan Efendi, din eğitiminin yanı sıra matematik ve diğer konularda da eğitim almıştır. Boztekke Köyü’nde bulunan Tekke de eğitim vermektedir. Yaptıkları görüşmeden sonra Hacı Hafız Halil Efendi’de burada ders vermeye başlıyor.
4 sene boyunca da Bulancak Şemsettin Mahallesi’ndeki evinden tekkeye gidip geliyor. Dönüşünden sonra da akşamları Bulancak’taki o tarihlerde Eski Camii karşısında bulunan Rüştiye’de de ders veriyor.
İstanbul’da Fatih’te o döneme göre yüksek eğitim alan, Hacı Hafız Halil oğlu Mustafa’yı, Kirazoğlu Hasan Efendi Hoca’nın kızı Emine ile evlendiriyor. Kirazoğlu Hoca’nın diğer iki kızları da yine Bulancak’tan Çolakoğlu Sarı Mustafa ve Mehmet Özcan ile evlendiler.